HEYET, Yoğun Bomlamanın İnsanlık Aleyhine Olduğunu Vurguladı

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı bir açıklamasında, Irak’ın çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen sistematik ölüm ve yıkımların başlıca sorumlusunun, geçici olsa bile başarılar elde etmek ve kazanımlarını sağlamak amacıyla katliamlardan sakınmayan tartışma tarafları olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Yıkıcı yöntem üzerinde ısrarla devam edilirken, IŞİD’in hâkimiyet sağladığı bölgelerde hükümet kuvvetlerinin, mezhepçi Haşdi Şabi milislerinin ve Amerika öncülüğünde uluslararası koalisyon devletlerinin yaptıkları karşısında Enbar muhafazasının batısında yer alan Ane, Rawa ve Kaim şehirleri hava saldırılarına ve ağır top atışlarına birkaç gündür maruz kalmaktadır. Söz konusu saldırıları, onlarca masum vatandaşın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına, sivillere ait evlerin, işyerlerin, okul binalarının, sosyal tesislerin yıkılmasına neden oldu.”

Açıklamada basın organlarının, hükümet kuvvetlerinin yeni bir operasyona başlamak için Ane şehrini muhasara altına aldığı, hükümete ait savaş uçakları ile topçu birliklerinin, şehrin için yoğun bir şekilde hedef aldığı açıklamalarına yer verildi. Bütün bunların, sivillerin yeni problemlerle, operasyon esnasında Musul halkının karşılaştığı insani trajedinin benzeriyle yüzleşeceği uyarısına dikkat çekildi.

Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Şehir içinden kaçmayı başaran görgü tanıkları şunları açıklıyor: “Sivillerin durumu trajik. Ölüm ve yıkım araçları, günlük olarak onları yok ediyor. Gıda ve ilaç eksikliği, bilhassa yaygınlaşan hastalıkların ilaçlarının olmayışı, sivillerin hayatını ciddi oranda etkiliyor. Bu durumdan kaçmak, büyük meblağları gerektiriyor. Bunu sağlamaya güç yettiremediklerinden dolayı daha güvenli bölgelere gidemiyorlar.

Açıklamada geneli kadın, çocuk ve yaşlı olan onlarca sivil, daha önce, şehir muhasara altına alınmadan önce bölgeden kaçmayı başardığına vurgu yapılırken ancak bu kimselerin sığınacakları daha güvenli bir yer, bir sığınak bulamadıkları, ıssız kurak topraklarda konaklamak zorunda kaldıkları, sıcakların artması ve içilecek suyun olmaması, yanlarında bulunan yiyeceklerin tamamıyla tükenmesi sonucunda onları helake sürükleyecek büyük insani bir trajedi ile karşı karşıya kaldıklarına vurgu yapıldı.

HEYET açıklaması şöyle devam etti: “Rastgele ve yoğun hava saldırılarını bir araç olarak kullanan veya ülkeyi yerle bir etme siyaseti güden saldırgan hükümet kuvvetlerinin takip ettiği politika, bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu gibi açık bir savaş suçudur. Yakın zamanda Enbar muhafazasında yer alan Ane, Rawa ve Kaim şehirlerinin ve Tamim muhafazasında yer alan Huveyce şehrinin de maruz kalacağı, Musul, Felluce, Beyci ve diğer şehirlerde yaşananlar bunu açık bir şekilde doğrulamaktadır. Nitekim binlerce masum sivilin hayatını kaybetmesine sebebiyet vermiş ve yerle yeksan olan evlerin ve binaların enkazları altında hala yüzlerce sivil vatandaşa ait cesetler durmaktadır.”

“Geçtiğimiz seneler boyunca işlenen ve bu müddet içerisinde çarpıcı bir şekilde artan bu katliamlar, bunu işleyen kimselerin insan hayatına hiçbir şekilde değer vermediğine, masum insanların hayatlarını koruma gibi bir kaygılarının olmadığına açık bir delildir.” İfadeleri kullanılan açıklamada sistematik ölümlerin ve yıkımların sorumluluğun, geçici olsa bile başarılar elde etmek ve kazanımlarını sağlamak amacıyla katliamlardan sakınmayan tartışma taraflarının olduğunun altını çizdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şu ifadelere yer verildi: “Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti, daha önce belirttiği ve belirtmeye de devam ettiği görüşünü bir kez daha yenilemektedir: Iraklıların içine düştüğü bu trajik durumun başlıca sebebi, siyasette yer alan hükümetlerin dayandığı yıkıcı politikalar, başta Amerika idaresi ile İran rejimi olmak üzere bu politikalara yardım edip gözetleyenler, mezhepçilik, ötekileştirme ve ırkçılık üzerine işlenen bu katliamlara ve yıkımlara uluslararası, bölgesel ve Arap devletlerinin engel olmamasıdır. Bu işlerin sonuçlar, bölgedeki herkese vebal ve yok edilmesi mümkün olmayan bir şer olarak dönecektir.”

 

HEYET Net

Loading

Related posts